top of page
KİŞİSEL SERGİLER
TEPENİN ARDI
2022
Merkezkaç Sanat Galerisi,
Diyarbakır
Çepo’nun Diyarbakır’daki ilk kişisel sergisindeki ve Mardin bienalindeki çarpıcı büyük işlerini bilenler (ki bu ikinci ve üçüncü sergilerine de bir nebze yansıdı), onun karakteristik çocuk figürlerini, çalışmalarındaki güçlü devinimi ve renklerin baş döndürücü coşkusunu anımsayacaklardır. Tepenin Ardı’nda ise izleyiciyi bir sürpriz bekliyor. Burada yeni bir imge dünyasıyla tanıştırıyor bizi sanatçı. Soyutlanmış ve arınmış bu dünyanın bir bölümünde figürler kaybolmuşsa da zamansallık ve mekan hissiyatı renkler ve doğaya göndermeler aracılığıyla hâlâ baki. İç dünyaya gömülmüş bir ütopyayı çağrıştıran bu bölümden ikinci bölüme geçtiğimizde ise renk, zaman ve mekan ötesi çıplak bir distopyaya gark ediyor sanatçının en son büyük işleri bizi. Bu iki zıt dünyayı, ütopyayı ve distopyayı hâlâ bir nebze akraba kılan tek öge ise, Çepo’nun sol eline fırçayı günbegün almaya zorlayan yaratıcı dürtü.
Profesör Leyla Neyzi, Glasgow Üniversitesi Tarih Bölümü, İskoçya
2019
Mardin Müzesi Sanat Galerisi, Mardin
LAMEKÂN
“Lamekân” sergisi, sanatçının köy ve kent yaşamından, kişisel hafızasından beslenerek tuvale aktardığı yağlı boya işlerinden oluşuyor.
2017
Siena Sanat Galerisi, Datça, Muğla
CHIMERA
Datça’da açılan sergi sanatçının 2017 yılında yaptığı işlerden oluşuyor. Chimera 46 farklı boyutta tuval üstü yağlı boya çalışması içeriyor. Bu sergide Çepo’nun daha önceki çalışmalarını çağrıştıran kamyon figürü, çocuklar, şehir teması dışında gerek figüratif gerek non-figüratif yeni arayışlar görebilirsiniz.
Chimera, Likya bölgesi mitolojisinde vücudu oğlak, başı aslan, kuyruğu yılan olan bir canavar. Yunanca bu terim günümüz batı dillerinde gerçek gibi görünen hayal, düş, sanrı anlamına geliyor. 
Ayşe Gülay Hakyemez, Bir Başka İstanbul
2015
Amed Sanat Galerisi, Diyarbakır
‘‘…KALAN’’; BİR YAŞANTI  İÇERİĞİ TOPLAMI OLARAK RESİM
Resmin, doğa-insan doğası, düşünce-duygu ve siyaset-ideoloji kavramsallaştırmaları üzerine söz söyleyebilme yetisi, bugün halen önemli bir iddia ve olanak olarak önemini korumaktadır. Günümüz sanat ortamında neredeyse tümden kavramsal/güncel sanata terkedilmiş bir ‘oyun alanı’ olarak iş görmeye devam eden ‘sanatla felsefe yapma’ eylemini zaman zaman resmin/iyi resmin geri alarak, kalıcı yapıtlara iade ettiğine tanık oluyoruz. Nezir Akkul’un son yıllarda ürettiği anıtsal boyutlardaki resim çalışmaları sözünü ettiğimiz bu iddianın gerçekliğini doğrular niteliktedir.
Ali Asker Bal, Kasım 2015, Mardin.
TAMAMINI OKU
…KALAN
…Kalan ismini taşıyan sergi, 1990’ların ortasında köyünden şehrin varoşlarına taşınan ailelerin; umursamaz bir biçimde oyuna devam eden ama her şeyin farkında olan çocukların yaşantılarını saydam bir mesafeden izleyiciye sunmaktadır. Akkul’un resimleri süregiden koşulların dayanılmazlığı altında sürdürülen hayatın güncesi değil, kimsenin görmek istemediği toplumsal travmanın hepimizin hayatına bulaşacak virüsleridir.
Prof. Zekiye SARIKARTAL, Mardin Artuklu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü
TAMAMINI OKU